13 Kasım 2014 Perşembe

? - Bu retorik bir sorudur - ?

Yarın neye uyanacağınızı biliyor musunuz?

Ülke gündeminde nasıl bir hareketlilik olacağını?

Ya da bir şekilde akşam evinize sizin yerinize ölüm haberinizin gitmeyeceğini?

İnsanoğlunun en temel refleksi bilmediği bir şeyden korkmaktır.Siz bir saat sonra başınıza ne geleceğini bilmediğiniz bir yerde yaşamaktan korkmuyor musunuz?

Ben korkuyorum. Üstelik öyle az buz değil, bildiğiniz kemiklerime kadar işlemiş durumda bu korku. Fakat kendim için değil bu... Ben iyi kötü bir şekilde kendimi kurtarabilirim de çoluk çocuk sahibi olduğumda onlar ne yapar işte ondan korkuyorum. Onların çocukları ne yapar ondan korkuyorum..

Çocuk sahibi olmayı geçtim, henüz evlenmemiş bir insana bu korkuyu -korku yerine endişe belki daha doğru olur bu durumda- yaşatanların ülkesinde yaşıyoruz. "Aaa öyle deme ama bak hiç öyle olur mu..." demeyin. Ben ve benim gibi düşünenler artık azınlığız bu ülkede. Bu ülke her geçen gün daha çok "onların" ülkesi oluyor. Üstelik bunu ben demiyorum, bir şekilde "onlar, bunlar, şunlar, biiiizz" diye her gün sistemli bir ayrıştırmaya maruz kalıyoruz zaten. Benim için bu ülkedeki herkes birbirine eş. Ben kimin hangi etnik kimliğe ait olduğunu ya da dini inanışının ne olduğunu önemsemeden ama aynı zamanda da hassasiyetlerine saygı göstererek büyüdüm. Çünkü benim için bireyin salt "insan" olması yeterli. Belki de bu yüzden her kesimden ve her gruptan arkadaşım var bugün. Peki yarın benim çocuklarım olduğunda onlar buna sahip olabilecekler mi? 

Cehaletin övüldüğü ve -tipik cahil davranışı olarak- eğitimin küçümsendiği bir zamanda yaşıyoruz ne yazık ki. Burada cehalet parametrem sadece "öğretim" değil tabi ki, "eğitim" de bunun içinde yer alıyor. Etrafınızı gözlemleyin, üçkağıt artık hayatımız içinde o kadar yer etmiş ki artık kanıksamış durumdayız ve bu kanıksama o kadar ilerlemiş durumdaki tepki göstermeye üşeniyoruz çoğu zaman. Tıpkı kurbağanın suyun yavaş yavaş ısınmasına alışıp pişmeye başladığını anlamaması gibi..

İlerleyen günlerde farklı şekillerde bu yazıyı çeşitlendireceğim ama bu noktadan sonra yazıyı burada sonlandırmazsam, askerlik süresince yapmayacağımı taahhüt ettiğim şeyleri yapacağım anlamına gelir. Bu kadar laf ettikten sonra en azından kendi taahhütümü yerine getirmekle başlayayım. Yine de son iki soruyla bitsin bu yazı;

Kendin için neyi değiştirebileceğini hiç düşündün mü?

Bunu yarın yapmaya başlamamak için sebebin var mı?