28 Temmuz 2013 Pazar

Monokrom

- Başlamadan önce buraya bir tık, yazıyı okurken arkada çalsın bu arkadaş -

İnsan uzun zaman yazmayınca nasıl yazmaya başlayacağı ile ilgili sıkıntı yaşıyor. Siz siz olun benim gibi uzun aralar vermeyin, blogunuzu ihmal etmeyin sevin, şımartın onu :)

Blog yazmaya; tez yazmaya başlamadan önce pratik kazanmak için başlamış biri olarak üç buçuk senedir (acaba tesadüf mü?!) blog ile ilgili kullanım şeklim değişti aslında. Arada değişik formatlar denedim, farklı şeyler sunmaya çalıştım ama son zamanlarda nedenini bilmediğim bir şekilde tıkanmaya başladım. Üstelik bu çok korktuğum bir şeyin başıma gelmesi aslında. 

Blog yazmaya ilk başladığımda çok severek okuduğum bloglar vardı. Bu bloglar zaman içinde kapanırken ben bloggerların neden böyle bir şeye yöneldiklerini sorgulamış, keyif aldığım bir eyleme devam edemeyeceğim için içten içe bozulmuştum açıkçası. Şimdi zamanla blogu kullanma sıklığıma bakarsak "acaba bu benim de mi başıma geliyor?" sorusunu çok sık sormaya başladım.

Eskisi kadar fotoğraf çekemiyorum, yemek için mutfağa girmiyorum, iş hayatı o kadar sıkıcı ki burada anlatsam mı acaba diye bir kaç kez düşünüyorum, genel olarak kişisel olarak fikirlerimi dile getirmek için bir yere bir şey yazmak fikrinden ya da birine meramımı anlatmaktan sıkılır oldum. Acaba bir tatile mi çıksam ben?

Hoş tatil kelimesi de yavaştan anlamını yitirmeye başladı. Şöyle ki en son ne zaman denize girdiğimi hatırlamıyorum! Kaç sene geçtiği ile ilgili en ufak bir fikrim yok..5?..7? Peki bu kadar "vakitsizlik" karşılığını veriyor mu? O da hayır..ee o zaman ben nereye koşuyorum nereye yetişiyorum?

Mental olarak sanırım artık askere gitmem gerektiğinin belirtileri bunlar. Yani bir şekilde kozamın içinde çırpınıyorum şu an. Deli gömleği gibi üzerime yapışmış bir koza. Acaba askerlik bu kozadan çıkmamı ve ileriye doğru bir adım atmamı sağlayacak mı? Okumaktan askere gidememiş şimdi de askere gitmesi gerektiği ve buna hazırlandığı için koyvermiş bir hal içindeyim. 

Yaş - konum tablomda tam olarak istediğim noktada değilim. Çok geride ya da iyice kötü bir durumda da değilim çok şükür ama olmam gerektiğini düşündüğüm noktanın gerisinde kaldığım gerçeğini değiştirmiyor bu durum.

Şu aralar anlayacağınız hayatım monokrom bir hal aldı, bakalım ne zaman renklenecek tekrar eskisi gibi..

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Wake me up when it's over

Son zamanlarda (Macklemore & Ray Dalton düeti olan "Can't hold us" ile beraber) dinlediğim en güzel şarkı olabilir kendisi...Adeta kişisel gelişim semineri gibi şarkı :) Sabah sabah güne bununla başlamak ne dert bırakır ne tasa..üstelik Aloe Blacc'ın şahane sesiyle..Herkese günaydın :)


16 Temmuz 2013 Salı

Playlist 43 - Direniş Özel

Uzun zamandır play-list yapmıyordum. Hazır tema arıyorken güncel bir şeyler olsun diye düşündüm ve buyurun efendim sizi şöyle parçalara alalım hemen :)


15 Temmuz 2013 Pazartesi

2013 Yaz modeli kafa

Herkeşlere merhaba, doktora olmadı askere giderim diye karar verdikten sonra bir cesaret geldi böyle bir şey yaptım. Daha tam olarak istediğim forma gelmedi ama göz alışsın diye ilk versiyonu bu oldu projenin.. sizce nasıl olmuş? :)

11 Temmuz 2013 Perşembe

Ara sıra bazı bazı

Yazmıyorum diye sevinmiştiniz değil mi köftehorlar..yok öyle yağma..yedirmezler bu blogu :P Açılış şakasını bir kenara bırakacak olursak part time olarak iki işte çalışıp arada part time çalışmakla kazandığım süreyi ulaşımda harcayınca başımı kaşımaya vaktim kalmadı. Size tavsiye ya tam zamanlı tek bir yerde çalışın ya da part time tek bir yerde... yoksa kafa oluyor Timbuktu..

Süreç içerisinde en geleceğimi etkileyecek gelişme şüphesiz doktora başvurumun kabul edilmemesi oldu. Bu da demek oluyor ki Aralık 2013'e kadar tecilli biri olarak Mart 2014'te askere gidiyorum. İnsanlar genelde otuzuna geldiklerinde evlenirler ben otuzumda askere gidecem. En azından aradan askerlik çıkacak diye düşünmekteyim bozmayın hayallerimle yaşayayım azıcık olur mu :)

Zaten askere gitmek şu aşamada mantıklı bir karar gibi gözüküyor. Gezi Parkı olayları ile başlayan süreçte zaten "araf"ta yaşıyorken en son TMMOB'un yetkilerinden arındırılması sonucu okuduğum lisans ve yüksek lisansın mantar olduğunun kabullenmem için bir miktar zaman geçmesi gerekiyordu bunu askerlik ile sağlarım diye düşünüyorum...bildiğin bir mimar olarak patates oldum. Kapının önüne falan koyun da kapının çarpmasını engelleyeyim belki bir işe yararım böylece :)

Verdiğim arayı bir şekilde toparlamam lazım, üç beş ufak ufak başladım devamı da gelir diye tahmin ediyorum. 

Bu arada burada artık çok fazla fotoğraf paylaşmadığımın farkındayım nedeni ise instagram kullanmaya başlamış olmam..bu adam ne çekiyo acaba diye soran olursa "eokar" diye arattıklarında bana ulaşabilirler :) 

Son olarak bir de bloglovin diyollaaağ nedir biri bir açıklasın da cehaletimi gidersin :) öpt kib bye!

9 Temmuz 2013 Salı

İsmail Abi 2

Daha önce İsmail Abi ile ilgili bir post yazmıştım...meğer o yazının tamamlayıcısı bu video olacakmış...ağır duygusallık içerir dikkat..