28 Nisan 2013 Pazar

Doğru zamanda doğru yerde olmak


Bugün arkadaşlarla beraber pazar sabahı kahvaltısı yapalım diye sözleşip Suadiye'ye gittik. Bisiklet turu nedeniyle yolların kapalı olması ulaşım konusunda sıkıntı çıkarmış olsa da, kahvaltıdan sonra tam olarak son tura denk gelmemiz ve bitiş çizgisine yakın bir noktada yer bulabilmiş olmak şu kareyi çekebilmeme olanak sağladı. Bazen uzata uzata içtiğiniz bir kahve size başka bir yerde "o anda" olma imkanı sağlıyor, bugün bunu tekrar test etmiş oldum :)

22 Nisan 2013 Pazartesi

İnsanın içinde İzmir kabarınca böyle oluyor demek ki

Şu şarkıyı ne zaman dinlesem içim burulur; garip, tarif edemediğim bir boşluk hissederim içimde. Gözlerimi kapatsam da açtığımda Alsancak'ta, kordon'da gün batımına karşı çimenlere oturup rüzgarın esişini hissetsem diye geçiririm içimden...Şimdi bu şarkıların sayısı ikiye çıktı çok lazımmış gibi..buyrun efendim bu da ikincisi..

son bir defa boynuna sarılıp
gitsem huzuru koklasam ege'de
aşk nereden nereye

18 Nisan 2013 Perşembe

Liebster Blog Award


Şimdi, çamurun önde gideni Sam hem ödül yollamış hem de bununla ilgili bir koşul koymuş. Buna göre; bu resmi paylaşıyoruz, kendimiz hakkında 11 bilgi verip, bizi mimleyen kişinin sorduğu 11 soruyu cevaplıyor ve 11 soru da biz soruyormuşuz..açıklarken yoruldum dur bakalım yazarken neler olacak :))

Kendi hakkımdaki bilgilerle başlayalım bakalım;

1- Gözlerimin hala yeşil mi yoksa mavi mi olduğunu bilmiyorum. Yeşil giydiğimde yeşil, mavi giydiğimde mavi oluyorlar.

2- Alerjik rinit yüzünden bir ara spordan tamamen soğumuştum, şimdi havaların düzelmesi ile beraber tekrar form tutma yolunda emin adımlarla ilerliyorum. 

3- Tavlada zar konusunda çok iyiyim, benimle tavla oynamak istemezsiniz...o kadar iyiyim :)

4- Bütün hayatı futbol olan bir adamdım. İki-üç senedir şu şike skandalı nedeniyle futbolun canına ot tıkadılar, o gün bu gündür futbol izlemez oldum.

5- Okumaktan yana şikayet eder oldum ama şaka maka doktoraya hazırlanır hale geldim, bakalım ne zaman tam olarak bıkacağım :)

6- Tam olarak oğlak özellikleri taşıyorum ve bundan son derece memnunum her ne kadar astroloji ile ilgilenmiyor da olsam ;)

7- Her gün en az 3 fincan kahve içerim, çay sayısı belli değil

8- Freelance ve part time çalışıyorum. İş saatlerini ayarlamak konusunda esneklik sağlasa da arada mesaisi olan ve düzenli maaşı olan bir işe imrenmiyor değilim..bakalım Allah sonumu hayır etsin

9- Güzel olan herşeye karşı zaafım var. Kadın da olsa döner bakarım. Hatta sevgilime de derim bak ne güzel kadın diye.

10- Çok uzun süre futbol oynadım, ama bu süre içinde nedense hiç bir turnuvadan kupa kazanamadım. Bir çeşit lanet sanırım

11- İnsanın kendi hakkında 11 bilgi yazması sıkıcı olabiliyormuş az önce bunu farkettim :)

Ve şimdi de Sam'den gelen soruları yanıtlayalım bakalım,

1- Favori dizi/film/kitap karakterlerin kimler? Her kategori için bir tane. Sürüyle insan ismi yazmayın. Sorunun mantığı favoriyi seçmek. Nedenleriyle de yazarsanız güzel olur.

Favori dizi karakterim tabi ki Greg House. Olaylara bakış açımızın birbirine çok benzemsi empati kurmamda yardımcı oldu diyelim :D

Favori film karakterim what dreams may come'da robin williams'ın oynadığı karakter. Öldükten sonra bir şekilde karısıyla buluşmak için yaptıkları çok etkilemişti beni.

Favori kitap karakterim ise Tolkien'in Silmarillion'dan Feanor. Yeteneklerinin farkında ve küstah bir karakter ama hırsı çok etkilemişti beni. 

2- Biriyle tanışmak için ilk söyleyeceğin cümle ne olurdu?

Merhaba, ben Mr.E

3- Çocukluğunda hiç evden kaçtın mı?

Evden kaçmak pek sayılmaz ama çocukken (yanlış hatırlamıyorsam 4 yaşındaydım) bize bakan bakıcı kaçtığında ne oluyor yahu diyip kapıya, kapı kapanmasın diye babamın terliğini sıkıştırıp üst kata babaanneme çıkmıştım..bu sayılır mı?

4- Hiç celebrity crush'ın oldu mu, odanın duvarlarına posterlerini astığın, dergilerden resimlerini kesip dolaplarına yapıştırdığın bir ünlü oldu mu?

Ehööm...biz erkeklerde bu işler genelde bu şekilde yürümüyor ne yazık ki...öhhömm ömhhöömm...crush yaşadığım ünlüler de çok posterleri asılabilir insanlar değillerdi deyip hemen kaçıyorum bu sorudan aslkdasldashdasdlash

5- İzlemediğin/dinlemediğin/okumadığın için utanç duyduğun filmler/ diziler/ sanatçılar/ gruplar/ kitaplar hangileri?

Dünya klasiklerini okumadığım için bir eksiklik hissederim ama onun dışında başka bir sıkıntım yok

6- Eğer gece yolda yürürken takip edildiğini hissedersen ne yaparsın?

Benim büyük şehir paranoyası dediğim bir durumdur bu. Bunun için cebimde genelde bozuk para taşırım ki her hangi bir saldırıda karşı tarafın suratına atıp, dikkati dağılmışken oradan uzaklaşabileyim.

7- En sevdiğin grubun konserindeyken solist seni sahneye davet edip istediğin şarkıyı söyleyebilirsin dese hangi şarkıyı söylerdin?

Manowar konseri olur bu, hmmmm herhalde master of the wind'i söylerdim..evet evet kesinlikle onu söylerdim

8- Hiç arkadaşların tarafından yargılanıp dışlandın mı?

Bir kere eski kız arkadaşımın arkadaşları tarafından böyle bir şey yaşamıştım evet

9- Yıl 1855. Nerede, ne yapıyor olmayı isterdin?

Muhtemelen evimde bir şeyler yazıyor olurdum. Bu büyük ihtimalle mimarlık üzerine bir çalışma olurdu.

10- Hayatının geri kalanını Mars'ta yaşamak ister miydin?

Ne gerek var? Ben üniversite bitince İzmir'den istanbul'a 3 haftada gelememiş adamım. Buradan Mars'a...haahahahahahahah geçiniz 

11- Yerinde olmak istediğin bir ünlü var mı?

Yerinde olmak istediğim adam olacağım zaten onun için uğraşıyorum ;)

Ve benim sorularımla bu post'u toparlayalım artık;

1- Hisler mi mantık mı? Değerlendirme yaparken hangisinin seni yanıltmayacağına inanırsın?
2- Uzun zamandır en aklında kalan şarkı sözü, cümle ya da film repliği nedir?
3- Hala televizyon izler misin? Yok hayır bıraktıysan ne kadar süredir televizyon izlemiyorsun?
4- Eline hiç beklenmedik bir anda tahmin edebileceğinin çok üzerinde toplu bir para geçti, ilk yapacağın hayır işi ne olur?
5- Akademik kariyer mi, piyasada çalışmak mı?
6- Ortaokul ve lisede en sevdiğin ders neydi? Neden?
7- En sevdiğin sanat dalı nedir? İmkanın olsa hangisiyle ilgilenmek isterdin?
8- Şiir mi, düz yazı mı?
9- Çıkmadık candan umut kesilmez mi? yoksa kervan yolda mı düzülür?
10- Bir ay olsan hangisi olurdun, neden?
11- Bu mimi yaparken ya da okurken sıkıldın mı? :)

Ve mimlenenler; Semi, Muzurella, Saçaklı, Paris in Me ve Emir 

8 Nisan 2013 Pazartesi

YDS fatihi geldi hanııııım!

Dün, bir müddet ara verdikten sonra (yaklaşık 4 yıl) tekrar ulusal bir sınava girdim....de nasıl girdim :) Öncelikle şunu farkettim ki ben o eski heyecanımı kaybetmişim. Eski heyecan derken sanmayın ki acaip heyecanlanan bir adamım. Üniversite sınavına girdim (Benim zamanımda tek ÖYS kalkmış, sadece ÖSS kalmıştı), çıktım. Hemen üzerine anneannem aradı sınavın nasıl geçti diye sormak için. Hala verdiğim cevabı çok net hatırlıyorum; 

"Valla bana göre hepsi doğru ama bakalım ÖSYM ne karar verecek, ne kadarında anlaşabileceğiz"

Bu lafın üzerine, umursamazlıkla, rahatlıkla ve dalgacılıkla suçlandım ki kaşındığım için bu konularla ilgili fazla itiraz etmiyorum. Neyse efendim konuyu çok dağıtmayalım. YDS olunca sınav, girenlerin yaş ortalaması üniversite sınavına girenlere göre nispeten daha yüksek. Bir de güvenlikte üst baş araması olacağı için 9.30'daki sınava girmek için en geç 8.30'da okulda hazır olun diye bir şey yazıyor sınava giriş belgesi üzerinde. Şimdi asıl eğlenceli nokta başlıyor zaten..

Pazar sabahı o saatte, belirli bir yaşa gelmiş insanları okul bahçesine toplarsanız ortaya komik görüntüler çıkıyor. Hiç abartmıyorum yazlık sitelerde top oynamaya evden kabaca giyinip çıkan dayılar gibi bir grup vardı ben de dahil olmak üzere. Bunun dışında üzerinde metal aksam olmayan bir kıyafet tercih edin yazmasına rağmen lady gaga gibi gelen bir kız vardı ki evlerden ırak. Bu diken modasını kim çıkarttıysa Allah tepesinden baksın!!!

Sınavın benim açımdan asıl korkutucu olan kısmı ise ilkokulda girecek olmaktı. Neyse ki bozuk para kabul edilmediği için bozuk paraları bağış kutusuna atmam etkisini hemen gösterdi; 19 sıralı sınıfta bir tek benim sıranın altında bulunan tahta yoktu. Bu nedenle şpagat açmaya gerek kalmadan rahat rahat oturdum.

Sınavda şöyle bir enteresan durum var. Sınav 150 dakika, ilk 110 dakika ve son 15 dakika sınavdan çıkamıyorsun. Arada bir 25 dakikan var, o ara çıktın çıktın. Ben, Dokuz Eylül'ün hazırlık sınavından çişim geldiği için 1 saat önce çıkıp kompozisyon yazmamış adamım. Bana yapılır mı bu zulüm!? Neyse ki öngörülü davranıp evden çıkmadan kahve içmemiştim. Eve dönünce ilk işim kendimi kahveye bulamak oldu..ohh mis

Sınavın nasıl geçtiğine gelirsek, bence şahane. En az 65 almam gerekiyor doktora başvurusu için. Onu da alırım diye düşünmekteyim. Sadece ara ara neredeyse 30 yaşına gelmiş bir adam olarak, sınava hangi okula gireceğimi google maps üzerinden aramak içime otursa da ne yapalım, düzene ayak uydurmak gerekiyor bazen.

Not: Sınava giren adamların yaş ortalamaları yükselince cinslikler de değişik oluyor tabi; hemen sınavın başında duvardaki saati değiştiren gözlüklü abiye de buradan selam ederim :)))