10 Ocak 2013 Perşembe

İstanbul Tarihindeki Yıkıcı Olaylar - Depremler

İstanbul Tarihindeki yıkıcı olaylar serimize depremlerle devam ediyoruz. Bizans tarihi boyunca İstanbul'da onlarca büyük deprem olduğu söylenmektedir. Osmanlı dönemini ele alırsak, üç deprem diğerlerinin önüne geçmektedir.

Bunlardan ilki Kıyamet-i Sugra (Küçük Kıyamet) olarak adlandırılan 1509 depremidir. Daha sonra yapılan çalışmalarla, o dönem verilen hasar değerlendirildiğinde ancak 8 büyüklüğünde bir depremin bu denli hasar verebileceği uzmanlar tarafından belirtiliyor. 

Öne çıkan bir diğer deprem ise 1766 depremleridir. Bu yıl içerisinde fay iki buçuk ay süre farkla iki kere kırılmıştır. Bu depremler sonucu en fazla hasar gören yapılar Fatih Camii ve Kapalıçarşı'dır. Fatih Camii tamir edilemeyecek şekilde hasar görmüş ve külliyenin büyük kısmı yıkılarak yeniden yapılmıştır. Kapalıçarşı'da ise hasar gören bölümler onarılmıştır fakat bu onarımların düzgün olmadıkları ne yazık ki bir sonraki depremde ortaya çıkmıştır.

Öne çıkan son deprem ise 1894 depremidir. Bu depremden sonra ilk defa sansür uygulanmış ve halkın paniğe kapılmasını engellemek adına ölü sayısı ile ilgili net bir açıklama yapılmamıştır. Bu depremden en büyük hasarı Prens Adaları ve Kapalıçarşı almıştır. Kapalıçarşı'da hasar gören yerlerin ise 1766 depreminde onarılan yerler olduğu dikkatlerden kaçmamıştır.

8 yorum:

Laliş dedi ki...

Dördüncüsü gelecek diyorlar 20 yıl içersinde, ayakta bir tek osmanlıdan kalan binalar kalacak diyorlar...

emir begit dedi ki...

Mr.E konu güzel ama sanki daha geniş bir konu gibi geldi bana..
Sizin gibi usta bir bloger daha kapsamlı bir post yazabilir mi ne :)
seviyorum seni hafif irice bezelye Mr.E

francesca mckennitt dedi ki...

Gündeme göre yazıyorsun galiba bu yazıları Mr.E:)

Mr.E dedi ki...

Komşu, eğer binanın hakkını vererek, malzemeden çalmadan, bina yapmaya müsait zeminde ve tekniğine uygun yaparsan bina ayakta kalır. Ama işte böyle bina yapan kaç yüklenici var..

Mr.E dedi ki...

Emrilyo, valla bu dizi dediğim gibi hocamın yaptığı konuşmadan aldığım notlar üzerine kurgulandı. O yüzden onun detayına ben şu aşamada giremem, kendisi başlı başına tez konusu olur eğer girersem :)

Mr.E dedi ki...

Francesca, yok gündeme göre değil :D Sadece ikincisini yazayım istedim tesadüfen depremler sonrasına denk geldi :D Serinin ilk yazısını yangınlardan önce yazmıştım mesela ama sen yangın sonrası görmüştün yanlış hatırlaıyorsam.. O yüzden bu algı oluşmuş olabilir :D

Muzurella dedi ki...

sansür iyi fikirmiş şimdi daha iyi anladım :)

Mr.E dedi ki...

Sadece yerinde ve dozunda kullanılırsa :)