14 Ağustos 2012 Salı

Mr.E'nin yusufla imtihanı

Dün itibariyle ilk "yusuf" havaya düştü. İkincisi de iki gün içinde suya düşer herhalde. Bu aralar tez danışmanımdan da aldığım gazla çok pis çalışır oldum. Okumalara yazmalara doyamıyorum desem yeridir. O kadar ki kafayı boşaltmak için bile yine kitap okur durumdayım ("ömrün okumakla geçti lan" şeklinde dalga geçen arkadaşlarım var benim. sanırım haklılar). Haliyle bu kadar odaklanma belirli bir miktar gaz ile sağlanıyor. Bu belirli dönemlerde belirli dalgalanmalara yol açıyor olsa da.. Kah Cüneyt abi(A.) tadında, kah Cüneyt(G.) abi ve Ayten(G.) abla tadında geçiyor sabahlarım bu hafta başından beri.

Okula vardığımda genelde kütüphanede kimse olmuyor (oh mis!!). Sabah gazıyla bir girişiyorum yazıya (çata! çuta!) 12.30'da kütüphane kapanana kadar en azından bir yazı gönderebiliyorum danışmanıma. Yazıyı gönderdikten sonra yemekhaneye doğru hareketlenirken klipte Maykıl abinin 1.27'den yaptığı hareketler eşliğinde çıkıyorum kütüphaneden.....

(Beat it,beat it,beat it...huuuuuuuuuuuuuuuuhhhuuuuuuuuuuuuuuuuuuuh!!!)

Kütüphanenin kapalı kaldığı 1 saat süresince kafa boşaltmak gerekiyor. Taşkışla'nın havuzlu orta bahçesinde adeta huşu içerisinde kütüphanenin açılmasını beklemek iyi bile geliyor en azından su sesinin terapi olarak neden kullanıldığını anlıyor insan (şimdi farkettim, neden her seferinde neden kütüphaneden önce tuvalete uğradığımı..). Beklerken diyorum ki içimden "ulan istedikten sonra neden bitiremeyesin!! Zor evet ama imkansız değil! Yapanlar nasıl yapıyor!! Biraz daha sakin kafayla planlarsan 2 ay sonra en kötü ihtimalle Yüksek Mimarsın aslanım!! (be free with your tempo be free be free)"

Sonra filmin ikinci yarısı başlıyor. Eksik kalan ya da toparlamam gereken başka bir bölüm varsa ona başlamış oluyorum derin bir nefes eşliğinde. (burundan al, ağızdan ver, burundan al, ağızdan ver...) 3 gibi bir çay-kahve molası verene kadar artık ne kadar çıkarsa. Sonra yüreğimin götürdüğü yere gidip kafein yüklememi yaptıktan sonra danışmanıma uğrayıp birbirimize gönderdiğimiz metinler arasında konuşarak anlaşılacak kısımları hallediyorum genelde. Kütüphaneye döndüğümde de genelde danışmanın yollamış olduğum metinlerden birinin düzeltmelerini yapıp yollamış oluyor. Kütüphane kapanana kadar da onunla uğraşıp bitirebilirsem aynı gün, bitiremezsem ertesi gün öğlene kadar düzeltip metni geri yollamış oluyorum. Dolayısıyla bu aralar çok verimliyiz danışmanımla karşılıklı olarak (buraya "tütütütütütütüt maşallah" gelecek).

Sonra bu kadar iş mesai gibi kütüphanenin 5'te kapanmasıyla taksim meydanında buluyorum kendimi fonda şu müzikle istiklal caddesinde yürümek klip havası veriyor dolmuşlara kadar olan güzergahta çoğu zaman. Akşam eve dönünce de eve gelip ne kadar gaz konuşma içeren film sahnesi varsa izleyip iyice gaza geliyorum bu aralar..hı hı evvet aynen böyle :)

Ha bu esnada ben mi ne durumdayım? Onu da kısaca özetlemek gerekirse;


Ok kib öptm bye

28 yorum:

Semi M.Eller dedi ki...

Senin su halini Twitter sularinda gördüm. Fazla kütüphane görmüs bir halin var gibi:) Neyse gecici bir durum, simdilik kabul.
Ömrün okumakla gecti lan diyenlerden biri de Begit mi acaba?

RE-L124c41+ dedi ki...

tez bitse de kurtulsak diyosun yani :D:D
hem o bakışlar bakışlar küçük emrahvari olmuş;demek ki harbiden yazık olmuş sana mr.e :D

Heidi dedi ki...

:D ben de artık bu şarkıyla yürüyeceğim taksimceğizimdee.
gerçi benim de bi listem var hani orda yürürken dinlediğim.

aah ah chop cücü beni benden aldı :D

çok yoruluyorsun hacı ya :( ben sınavlarda sen tezde böyle hırpalanıyoruz :(
neyse eylülde ikimiz de rahat edeceğizzzzz :)

yalnız yüksek mimar ya :D ahahahhaa
orrrrrRgeneral gibi askljndvkajbvf.
tamam sakinim.

bu arada yeni tipin hakkında konuşsam mı konuşmasam mı :P
çok farklı olmuşsunn. ama bu kötü bir şey değil, at hırsızı gibi görünmek ( bu senin tabirindi kusura bakma) karizmatik görünemeyeceğin anlamına gelmez, nitekim gayet de hoş olmuşsun :D

saçlar uzunken de sakal yakışıyordu sana :)

Mr.E dedi ki...

Semi, ilim irfandan sakallarım uzadı :D

Emir okuyanın yanındadır ya :D Keşke bütün arkadaşlarım onun gibi olsa ;)

Mr.E dedi ki...

Re-L, bitsedegitsek bitsedegitsek şeklinde tempo tutup maykıl abi gibi dansediyorum :)

Mr.E dedi ki...

Heyzi, bu şarkı her yerde gider ya, dinlerken insanları izle yetiyor ^^

sık dişini az kaldı sonra kuş kadar özgür olmak kavramı ile tanışacağız :)

Yüksssssssssssek Mimarrrrrrrrrr... Aslında tam olarak bakarsak "Restorasyon uzmanı Yüksek Mimar" oluyor ama olsun bu da kabulüm :D

yeni tipim hakkında saçlarım çok uzadı diyorum sadece :D

emir begit dedi ki...

okusun benim kardeşim bütün masrafları karşılarız biz fuatpaşa olarak...
takmasın kafaya taka taka her görüşümde tipi değişiyor...
kızlar gibi streste ilk iş saçı değiştiriyor kardeşimin..
Seviyorum seni Mr.E her zamanda yanındayım az kaldı sık dişini badem helvam benim

Mr.E dedi ki...

Hahahah sağolasın Emrilyo ;)

Kuulumsu Kadın dedi ki...

inan tez yazasım geldi o kadar diyorum :)
haydi şampiyon! ^^

Mr.E dedi ki...

Bence yazarsın Kuulumsu bir kıvılcıma bakar :D

francesca mckennitt dedi ki...

Kurban'ın en sevdiğim albümüydü İnsanlar albümü. Hepsini de ezbere bilirim, öyle severdim. Ama dağıldılar işte ondan sonra ne yapacaksın. Bu ara ÖSS öğrencisi kıvamına dönmüşsün çok fena :)

Mr.E dedi ki...

Kaldı 14 FRAN!!!! daha çok çalışmak lazım!! (hırssssss hırsssssss hırsssss) :)))))

A.O Bolat dedi ki...

Mr.E, aferin diyorum, az kaldı yardır diyorum şopar ağzı ilen :) şaka bir yana gurur duyarız Yüksek Mimar olduğunu duymaktan :)

A.O Bolat dedi ki...

Bu arada Hasan Fathi idi, Sedat Hakkın Eldem, Zaha Hadid...vs az buçuk mimarlara karşı sempatimiz vardır :) Hobi düzeyinde mimariyi takip ederim, Arkitera'yı günlük takip ederim mesela :)

Mr.E dedi ki...

Teşekkür ederim az kaldı çok yakında sinemalarda :D

Mimarlık güzeldir, çevreye karşı bilinç kazandırır :) Ayrıca bu kadar yakından takip edilmesini görmek sevindirici oluyor :)

gasilhane dedi ki...

Ben de mimarlığı ilk yıl terkedince ve öss'ye çalışınca, (cepte var 2) eczacılık da 5 yıl olunca.. Ömrüm okumakla geçiyo aynı şekilde:((

Tek hatırladığım Corbusier, tapıyorlardı adama. Nedense. Bi numarası var mıydı anlayamadan bıraktım..

Mr.E dedi ki...

Hoşgeldin :)

Okumak okumak okumak :D Bitmez, sonu yok. Bari keyif almaya çalışalım :D

Le Corbusier, o zamana kadar gelişmiş mekansal alışkanlıkları değiştirmiş adamlardan biridir o yüzden çok saygı duyulur ve fikirleri anlatılır. Üstelik mimar da değildir :)

gasilhane dedi ki...

İstanbul'a bulaşmışlığı da var, zavallım bizim müdürlerle şeflerle ihalecilerle düşündüm de adamı:) sanatçıyım ben diye delirip giderdi bizim için bi proje yapsa:)

Mr.E dedi ki...

İzmir için yaptığı bir fikir projesi var aslında ama uygulanmıyor..hatta şu anda İzmir'in durumu tam da adamın önerdiğinin tersi :)

funda dedi ki...

Mr.E nerelerdesin bilmiyorum ama döndüğünüzde (ayda yılda bi kere mimliyorum zaten) lütfen miminizi yapınız :)

http://fundaerbek.blogspot.com/2012/08/bugun-dunyay-tersten-yasyoruz.html

Mia Wallace dedi ki...

ayyy okurken yoruldum inan :)

hemen bitsin şu günler de kendine gel dinlen biraz.
hadi hayırlısı Mr.E!

timeout dedi ki...

Kendini bu şekilde gazlayıp ders çalışabilen insanlara her zaman imrenmişimdir :) Tebrikler cidden.umarım en kısa zamanda istedigin noktalara gelebilirsin :)

Mr.E dedi ki...

Funda ilk mim yazabildiğim vakit yapacağım :)

Mr.E dedi ki...

Mia!! En kısa zamanda eski Mr.E geri gelecek :)

Mr.E dedi ki...

Timeout, hoşgeldin :)

Kendimi gazlamakta sorunum yok çok şükür, asıl problem o kadar gazlamanın üzerine iş bitince çok uyuyorum :D

funda dedi ki...

hıhı ben anladım :D bosver yapma gecti gitti mim etkisini kaybetti :)

Mr.E dedi ki...

Ya böyle zamanı geçmiş bir mim daha var elimde, o da listede bekliyor yapacam!! :)

funda dedi ki...

zorunlu hissetme kendini ben çok mimden kaçtım zamanında :) hem sen çok dolusun bu aralar :)