1 Mayıs 2012 Salı

1 Mayıs "İşçi" bayramı

Tez süreci beni daha tahammülsüz bir hale getirdi sanırım. Eskiden susup geçeceğim şeylere artık bir şeyler deme ihtiyacı içindeyim. Yine sağda solda bugün ile ilgili yazılanları görünce bir iç şişmesi yaşadım.

Öncelikle bütün emekçi ve işçilerin bayramını kutlarım. Kendimi bu kategoriye sokmuyorum çünkü ben bir işçi değilim. Neden değilim? Onu da hemen açıklayayım. Çalışan olmak ile işçi olmak farklı şeylerdir. Sanayi devrimi ve üretim sürecinin değişmesi ile ortaya çıkan bir kavramdır "işçi". Üstelik özgün haliyle bakarsak onların yaptığı "Work"ten ziyade "Labor"dur. Günün adı da zaten "Labor Day" olarak bilinmekte. O zaman ofislerimizde, bilgisayar başında oturarak "işçiyim ben, bu benim bayramım" demek o bayramın asıl sahiplerine ayıptır her şeyden önce.

Yapılan her iş emek ister. Buna kesinlikle bir itirazım yok. Ama bu günün asıl sahipleri üretimin birincil aktörleridir. Üretim bandında montaj yapan, madende kazma sallayan, tersanede kaynak yapan, üretimin ilk aşamasını gerçekleştirenlerdir işçiler. O yüzdendir ki dikkatlice bakarsanız 1 Mayıs afişlerinde, grafiklerinde hep bir el, kas gücü, mekanik iş aleti gibi birinci dereceden üretilen ile ilişkili görseller vardır.

Zaten sanayi devrimini es geçmiş bir coğrafyada yaşayanlar olarak, daha bu emekçi abilerimiz, ablalarımız, kardeşlerimiz kendi haklarını tam olarak kazanamamışken. Hala madende göçük altında kalanların, tersanede ölenlerin arkasından "bu işin doğasında bu var" gibi söylemler yapılıyorsa. O insanlar dururken başkalarının bu günü sahiplenmeleri en basit tabiriyle ayıptır.

Emeğin en adil şekilde değerlendirilip, karşılığını bulduğu günleri görmek umuduyla...

15 yorum:

Esas Hatun dedi ki...

kafamda netleşmesi gereken bi olgu vardı, sayende o da oldu (: adamsın usta.

Mr.E dedi ki...

Neymiş bakalım o genç?

Esas Hatun dedi ki...

ben açıkladım onu. work/labor şeysini. :D

Mr.E dedi ki...

Anlaşıldı merkez tamam phhhhhh :)

Adsız dedi ki...

Sahiplenmek değil de, desteklemek diyelim biz ona.

1 Mayıs yalnız bir bayram değildir, aynı zamanda direnişin günüdür. Bu sebepledir ki, bir şeyleri tanımlara sığdırmaya çalışmamak gerekir.

Asla unutulmaması dileklerimle.

Sevgiler.

Mr.E dedi ki...

Katkı için teşekkürler, ama keşke bu katkıyı kimin yaptığını da bilseydik :)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Yaşadığımız süreç sanırım bizleri bu hale getirdi Mr.E...Yani tahammülsüzlükten bahsediyorum, haber izlemiyorum uzun zamandır, sadece okuyorum o bile yetiyor bana.

Mr.E dedi ki...

Ben çok büyük oranda tezden şüpheleniyorum Semi :) Tez bittikten sonra tekrar eskisi kadar umursamaz olabileceğimi umuyorum en azından :)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Sanırım yaşamını bölmüşsün: T.Ö. ve T.S. Umarım dediğin gibi olur ve tezden sonra dağıtırsın biraz:))

Mr.E dedi ki...

Tezden sonra umarım dağıtmam sadece "biraz" ile sınırlı kalır :)

Mia Wallace dedi ki...

ne güzel yazmışsın özellikle "işçi" tanımına katılıyorum.

ellerine sağlık genç :)

-bir an kendimi sen gibi hissettim genç dedim-

Mr.E dedi ki...

Sağol genç yazdık işte kendimize göre bir şeyler ;)

KavrukSusam dedi ki...

''Zaten sanayi devrimini es geçmiş bir coğrafyada yaşayanlar olarak, daha bu emekçi abilerimiz, ablalarımız, kardeşlerimiz kendi haklarını tam olarak kazanamamışken. Hala madende göçük altında kalanların, tersanede ölenlerin arkasından "bu işin doğasında bu var" gibi söylemler yapılıyorsa. O insanlar dururken başkalarının bu günü sahiplenmeleri en basit tabiriyle ayıptır.''
Tam anlamıyla işte budur diyorum bende.Şu paragrafı beyinsiz olan bile anlar,anlar da beyinliyim diye dolaşanlar neden anlamazlar ( anlamıyor gibi yaparlar) bilmiyorum.(aslında biliyorum ama cevap sorudan daha iç yakıcı )

Tberikler ,eline sağlıkkkk.

Mr.E dedi ki...

@Kavruk Susam Hoşgeldin :)

Anlamamak kolay belki de ondan "anlaşılmıyordur"

KavrukSusam dedi ki...

hoşgördüüüüük,saygılar :)