13 Şubat 2012 Pazartesi

Kalusha Bwalya


27 Nisan 1993'te Lusaka'dan kalkan Zambiya Hava Kuvvetlerine ait uçak, dünya kupası elemelerinde Senegal ile yapacakları maç için yola çıkar. Uçuş planında üç yakıt ikmali gözükmektedir. İlk yakıt ikmalini Brazzaville'de yaparlar. Bu esnada motorda bir problem olduğu anlaşılır. Buna rağmen uçuşa devam edilip ikinci ikmal noktası olan Libreville'e varılır. Buradan üçüncü ikmal noktası olan Abidjan'a doğru yola çıkan uçağın sol tarafta bulunan motoru kalkıştan kısa bir süre sonra alev alır. Pilotun ise sağ tarafta bulunan motoru kapatması sonucu uçak gücünü kaybeder ve Gabon'un 500 metre açığında okyanusa çakılır. Uçakta bulunan mürettebat dahil 30 kişinin tamamı o kazada hayatını kaybeder. O maçta oynayacak olup ta o gün o uçakta olmayan Kalusha Bwalya ise Hollanda'nın PSV Eindhoven oynadığı ve Senegal'e kendi imkanları ile gitmeyi planladığı için, Belçika'nın Anderlecht takımında forma giyen Charles Musonda sakatlanıp kadroda olmadığı için o uçuşta yer almazlar.

Bu gece Zambiya Milli Futbol Takımı, 19 sene önce milli takımının neredeyse tamamını kaybettiği kazanın yaşandığı Gabon'da, Afrika Uluslar Kupası'nın normal süresi 0-0 biten final maçında penaltılarla rakipleri Fildişi Sahilleri'ni (ki Fildişi sahilleri final maçına kadar gol yemeden geldiler) 8-7 yenerek tarihlerinde ilk kez bu turnuvayı kazandılar. Kalusha Bwalya ise bugün Zambiya Futbol Federasyonu başkanı olarak dünya futbol tarihindeki güzel hikayelerden birinin baş kahramanı oldu. Ama bu hikayeyi zenginleştiren başka şeylerden de bahsetmek gerek. Bütün takımın final maçı öncesi kazanın yaşandığı yere gidip galibiyet sözü vermeleri, turnuvanın henüz grup maçları aşamasında diyet programını bozduğu için takımın en iyi oyuncusunu evine yollayan ve turnuva boyunca yaptığı açıklamalarla ilgi çeken teknik direktör Herve Renard'ın maçın ilk yarısında sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan oyuncusunu kucaklayıp kutlamalara taşıması, maçın penaltılara kalıp Zambiya'nın eline geçen ilk kazanma şansını penaltıyı kaçırarak kaybetmesi ama ikinci sefer yakaladığı aynı şansı kaçırmaması, penaltı atışlarının sonuna doğru bütün takımın (penaltıyı atan oyuncu dahil olmak üzere) şarkı söylemesi gibi çok güzel kareler vardı maçta.

Ben bu akşam "futbolun sadece futbol olmadığı"na yönelik inancımı geri kazandım. Futbol böyle hikayeleri yaşattığı için güzel zaten.

Teşekkürler Chipolopolo... bana bu akşam futbolun hala izlenmeye değer olduğunu gösterdiğiniz için

10 yorum:

Joy dedi ki...

Bu güzel bir hikaye. Ne kadar futbolla alakam olmasa da kazanmalarına sevindim bak^^

Pingocuk dedi ki...

cogunu anlamadim ama hikaye güzelmis, nasil bi histir ya simdi ölmüstüm duygusu. bence cok ürpertici.

Mr.E dedi ki...

@joy dün akşam penaltıları biraz da olsa takip etmiş sayılırsın ^^

Mr.E dedi ki...

@Pingocuk valla dün akşam eminim ki Kalusha Bwalya 19 sene önceye gitmiştir.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Futboldan hep negatif haberler duymaya alışmışken bu hikaye iyi geldi. Maçtan anlamam ama eminim keyifliydi...

Mr.E dedi ki...

Futbolu güzel yapan hikayeler bunlar zaten gerisi fasa fiso :)

francesca mckennitt dedi ki...

Futbol genel kültürü bu da:)

Mr.E dedi ki...

Böyle çok hikaye var aslında oturup bunları mı yazsam ben?

francesca mckennitt dedi ki...

Yaz bence, okunmaya değer, ve eğlenceli yani ben futboldan hoşlanmadığım halde ben bile sevdim :)

Mr.E dedi ki...

Bu içinde futbol geçse bile bir futbol hikayesi değil zaten o yüzden sevmeyenler de okuyup sevebiliyor bunu ;)