2 Ağustos 2011 Salı

Yaşadıklarımdan Öğrendiklerim

Yaş 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

Yaş 7
Meşrubat içerken gülersem, içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

Yaş 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

Yaş 13 
Annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

Yaş 15
Bazen hayvanların, kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

Yaş 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

Yaş 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

Yaş 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

Yaş 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

Yaş 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

Yaş 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

Yaş 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.

Yaş 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

Yaş 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

Yaş 50
Sevgi evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

Yaş 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

Yaş 55 
Küçük kararları aklımla büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

Yaş 64
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

Yaş 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

Yaş 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

Yaş 90
Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

Yaş 95
Öğrenmem gereken pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

Özdemir Asaf     

Not: Bu post, bir önceki yazıda yaptığı yorumla aklıma bu şiiri getiren Desperate Housewife sayesinde yazılmıştır. Kendisine bana bu şiiri tekrar hatırlattığı için teşekkür ederim :)

9 yorum:

Lô - Lâ dedi ki...

Yaş 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

ve sonrasi ..

Desperate Housewife dedi ki...

sevindim ki ben :)

Mr.E dedi ki...

@Leyla daha öncesinden de ders alsaydın en azından :)

Lô - Lâ dedi ki...

haklisin, cikartmaliydim ..
hatirlattigin icin saol ..

Mr.E dedi ki...

@DH sayende ben de :)

HerbiRenk dedi ki...

çok iyi:))

Mr.E dedi ki...

süperdir :)

francesca mckennitt dedi ki...

Yaş 18 herkesin böyle demek ki :)) Daha ilerisi için yorum yapamıyorum şimdiden, ben 20de kaldım :p

Mr.E dedi ki...

Darısı 95'in başına :)