22 Haziran 2011 Çarşamba

Fas Günlükleri - 1

Geleli 2 gün oldu. Çok geciktirmeden başlamak lazım yazıya hala dumanı üzerindeyken ^.^ Ama şimdi yazı böyle kuru kuru olmaz. Sen bir yandan bunu çalıver yeni bir pencerede, bak gör yazı daha güzel olacak. Zaten bu seride her yazının başına yazıyla ilişkilendirilebilecek bir parça bulacağım.

Şimdi kısa bir özet geçecek olursak; benim Fas ile aramda aslında organik bir bağ mevcut. Dedemin görevi sebebiyle annem henüz 4 yaşındayken Fas'a yerleşilmiş. Dayım da orada doğmuş, büyümüş. Annem daha sonra üniversite için Türkiye'ye öncü olarak gelmiş. Sonra dedem vefat edince dayım ve anneannem de toparlanıp Türkiye'ye dönmüşler. 2000'li yıllarda bu sefer dayımlar, Marakeş'e geri dönüp oraya yerleştiler. Ben de kuzenimin lise mezuniyeti için gittim Fas'a. Hikayenin ana çerçevesini böyle şekillendirebiliriz.


İstanbul'dan direkt olarak Kazablanka'ya uçuş olmasından dolayı,  bizim de öğlen saatlerinde iniş yapmamız neticesinde Marakeş'e gitmeden önce Kazablanka'yı gezelim dedik ve böylece başladı Fas gezimiz. 



Burası Kaza'nın (Fas'lılar Kazablanka'ya kısaca Kaza diyip geçiyorlar, dolayısıyla bundan sonra ben de aynısını yapacağım) teknokenti. Yeni bir iş kuracaksan buraya geliyorsun. İşini kurup müşterilerine ulaşıp işini yoluna sokana kadar bütün teknik altyapını sağlıyorlar sana. Biraz işler yoluna girmeye başlayınca da buradan ayrılıp kendi yerine geçiyorsun zaten.




Daha sonra şehir merkezine yaklaşırken sağlı sollu villalar karşılıyor bizi. Gösteriş ve lüks konusunda ilk ipucunu buradan elde edebiliyoruz aslında. Gelir dengesizliği çok ciddi bir şekilde görülebiliyor burada. Hatta Fas'ta bulunan en zenginler burada (bu villalarda değil tabi ki) yaşıyor. Adamlar o kadar zengin ki kendileri dahil kimse ne iş yaptıklarını bilmiyor :))


Bunu çok düzgün çekemedim, arabanın içinde odaklama problemleriyle uğraştığım için arada bazı fotolarda bulanıklık ya da parlama görebilirsiniz. Tamamen cama gelen ışıkla alakalı yoksa boktan bir fotoğrafçı değilim ben tamam mı!! Neyse konumuzu dağıtmayalım; Fotoğrafta görünen Fas bayrağı bazı reklamlar için insanlara ilham da verir bir konumda. Şöyle ki;


Bu arada yavaş yavaş şehir merkezine de ulaştık tabi. Aşağıda fotoğrafta kulelerinden biri görünen Twin Center var. Kaza'lıların gurur duydukları yapıların başında yer alıyor. Ehöm övünmek gibi olmasın, Fas'tayken yanında çalıştığım mimar Elie Mouyal ile Ricardo Bofill'in beraber yaptıkları bu kulelerde ortada bulunan cam kısmın düzeni Fas'ta bulunana minarelerden esinlenerek tasarlanmış.




Bu arada hiç merak etmeyin, her yerdeyiz ^.^


Ve efendim geldik asıl büyük durağımıza; Hassan 2 Camii


 Efendim kendileri dünyanın en büyük 3. camii olmakla beraber, sıcak havalarda üstü açılabilir şekilde tasarlanmıştır.




Biraz daha yakşaştıkça detayları ve işlemeleriyle insanı kendine doğru yavaş yavaş çekmeye başlıyor zaten kendisi. Yani siz yakınlarda bir yerlerdeyseniz ve bina seviyorsanız kayıtsız kalmak gibi bir opsiyon bırakmıyor size













Ve aslında ölçek olarak bakıldığında da kütlesiyle size yerinizi hatırlatır bir hava taşıyor bina





Hemen bu kemerli geçişin arkasında ise Kaza' Hassan 2 Camii vakfı medyateki bulunmakta





Burada bu kadar gezdikten sonra artık yavaştan arabaya binip yola koyuluyoruz. Tabi bu sıcakta Atlas Okyanusu'na girip yüzerek serinleyenleri görünce derin bir "gulp!" ediyor insan ama olsun, en azından araba klimalıydı ^.^


Bu sevimli zımbırtıları da görünce çok sevdim nedense. 



İşte buralar da o çok zengin amcaların yaşadıkları yerler. Ha tabi aralarında Fransızlar da var ama sanmayın ki hepsi Fransız. Çok büyük bir çoğunluk yine Faslı. Eskiden olan durum burada değişmiş. Faslılar gözlerini açmışlar, daha uyanıklar. Artık Fransızlar buraya parayla gelip, tecrübeyle dönüyorlarmış hatta dayımın dediğine göre :)))




 Ve geldik bu yazının sonuna. Marakeş ve devamı için lütfen hattan ayrılmayınız ^.^



22 yorum:

Lô - Lâ dedi ki...

fonda ki la musica ayri bir hava katiyor ..

resimler mi.. mwah, idare eder .. yani we want more ..

Mr.E dedi ki...

Vay arkadaş, nasıl bir beklenti oluşturduysam ilk yazıya 35 foto koydum yine de az diyorsun :)

Daha devamı gelecek panik yok ama bir yandan da insaf :D

Lô - Lâ dedi ki...

bak pazara kadar yolu var, ozaman berlinden donuyorum ..

hem cameranin hakkini ver degil mi .. hem tas atip yoruluyor musun .. :idi

parcanin ozelikle leylaleylaleylaleylaaa kismi cokhos, sevdim yups

Mr.E dedi ki...

Bakarız artık sayın kendini beğenen :D

Lô - Lâ dedi ki...

okidoki sanki kendisini hic begenmeyen monsieur e..

ailecek misirimizi aldik bekliyoruz .. ama benim alt komsu fasli, hic sevmem .. alaka kel ama sevmem ..

Laliş dedi ki...

Hani benim haddime düşmez söylemek ama bence başlangıç için çok güzel fotoğraflar çekmişsin makinan ile :). Alışınca çok çok güzelleri de çıkacaktır :). Bir de makinan hakkında bir iki tavsiye vermek istiyorum eski nikon kullancısı olarak. Renk ayarlarında renklerin nasıl olmasına karar verdiğin bir yer var. Ordan vivid yaparsan çok daha canlı çıkacaktır renkler. İkincisi hızlı karaler için diyaframı olabildiğince aç, enstantaneyi yükselt. Bir de auto focustan vazgeçme derim :). He bir de istersen ben de d80 türkçe kullanım klavuzu vardı belki sana bir ön ayak olabilir. Hem fotoğrafla ilgili bir iki döküman da var pdf halinde. İstersen hepsini yollayabilirim :).

Mr.E dedi ki...

@Leyla elimden geleni yapıciim :)

Mr.E dedi ki...

@Laliş çok teşekkür ederim ^.^

Ayrıca ne zamandan beri buraya yorum yapmak haddine olmaktan çıktı ki :) Yorum, eleştiri, görüş istemesem yorumları kapatırdım zaten o yüzden göğsünü gere gere söyle istediklerini rahat ol yani :)

Arada Ufak bir yanlış anlamayı ortadan kaldırayım sadece; Nikon değil Canon 600D kullanıyorum ^.^
Ama dediğin gibi renk ayarıyla oynayabilirddim onu yapmadım, haklısın :)

Bir de makinenin en son post-foto ile ilgili efektleri var Marakeş'e geldiğimizde onu da göstereceğim :)

Laliş dedi ki...

Niye bilmiyorum ben Nikon D90 diye hatırlıyorum. Son zamanlarda kafam baya karışmış benim :). Canon konusunda henüz ben de tecrübesizim, öğrenme aşamasındayım, bende de 5d mark II var =).

Mr.E dedi ki...

İkisi arasında gidip geldim ama bunu buradan yazdığımı hatırlamıyorum, ilginççç :D

Laliş dedi ki...

Pişişik güçlerim yine ön plana çıktı :P. Fotoğraf ile ilgili kaydettiğim belgeleri bulabilirsem, mail ile yollayacağım. ;)

Merve dedi ki...

süperrr, çok eğlendim okurken :) çok da merak ediyordum Fas'ı, iyi oldu... Ama şöyle renkli tüllerin uçuştuğu cadde fotoğrafları aradı gözüm (sanırım izlediğim filmlerin etkisiyle) yok mu?? :)))

Mr.E dedi ki...

@Laliş süper olur çok sağol ^.^

Mr.E dedi ki...

@Merve acele yok serinin devamını bekle ;)

Hazel dedi ki...

Mr. E ! :) merhabaaa ^^ aah demek fas... Camii inanılmaz güzelmiş... Ahah ve orada da mobilyacımız var demek ki...hale bak. :)

yanına gelip gezesim geldi valla.

memento mori..# dedi ki...

bence çok güzel fotoğraflar çekmişsin..

gitmeisteği uyandırdı bende..

bu arada mimledim seni.. umarım daha önce mimlenmemişsindir bu konu hakkında

Mr.E dedi ki...

@Hazal! Merhabaaaa :)

Valla bir dahaki sefere gidişte yardımcı olabilirim, o zamana kadar Fas'ı buraya getirmeye çalışacağım :)

Mr.E dedi ki...

@Memento Mori, Çok teşekkür ederim ^.^ beğenmene sevindim :)

Bu arada hayır mimlenmemiştim bu konuda, en kısa zamanda cevaplayayım :)

Hazel dedi ki...

Hehe harika bu da yeterli şimdilik...senin gözündn görelim fas ı birazz. :)

Mia Wallace dedi ki...

bi kere sen çok iyi bi fotoğrafçısın tamam mıı :)

ayrıca cidden her yerdeyiz yahu :D

Mr.E dedi ki...

@Hazal anlaştık ;)

Mr.E dedi ki...

@Miaaaaaaaaaaaa çok teşekkür ederim ^.^ şımarıyorum ama bak :D