18 Mayıs 2011 Çarşamba

Sorma neden, niçin..

Sabah neşe içinde uyandı. Uzun zamandır beklediği gün sonunda gelmişti. O kadar mutluydu ki kalkar kalkmaz kuş cıvıltılarına doğru kontrol edilemez bir biçimde pencereye doğru ilerledi. Dışarısı her zamankinden daha bir parlaktı sanki bugün. "İnsan 93 yaşında her sabah böyle uyanmıyor, uyandığında ise değerini bilmeli" dedi. 

Son 10 senedir, karısını kaybettiğinden beri yalnız yaşıyordu. Çocukları ve torunları sık sık uğrayıp, hem ziyaret ediyor hem de eksiklerini gideriyorlardı. Bürokrat emeklisiydi bu nedenle sabahları hazırlanmak konusunda yılların tecrübesine sahipti. Hele ki böyle bir günde... Üstelik kendi istediği şekilde ve kendi istediği sürede hazırlanma lüksüne sahipti.

En güzel takımını giydi, saçlarını taradı. Aynanın karşısında kendine bakarken "yine çok yakışıklısın" dedi. Evli kaldıkları 55 sene boyunca karısı her sabah böyle demişti kendisine. 10 senedir bunu böyle özel günler için hazırlandıktan sonra kendine söyler olmuştu ama bundan bir şikayeti yoktu. Böyle bile olsa her seferinde karısının sesi kulaklarındaydı. Her seferinde aynı heyecanla, sanki karısından duymuşçasına gülüyordu. Bu sabah farklı bir şeyler vardı ama. Bu sabah gülerken daha önce hiç bu kadar içten gülmediğini farketti. Sanırım bu günün önemi kendisini bu yönde motive etmişti; onun için bu sabah her şey son on senedir karşılaştıklarının en güzelleriydi.

En son şapkasını da alıp kapının önünde durdu, arkasına söyle bir baktı. Her yerde onunla anıları vardı. Dile kolay, birlikte geçirilmiş 55 güzel sene. Fakat bu gün eşyalara bakıp hüzünlenmeyecekti. Bu gün büyük gündü ve buna layık şekilde geçirilmeliydi. Son kez iç çekip kapıya doğru döndüğünde kapının zili çaldı. Güldü. Sonra zil bir kez daha çaldı. Yüzünde huzurlu bir gülümsemeyle şapkasını taktı ve kapının içinden geçerek evden çıktı.

Kapı üçüncü kez çaldıktan sonra, çilingir aletleriyle kapıyı açtı. Gelen oğluydu. Dünden beri babasından haber alamıyorlardı. Kapı açılır açılmaz yatak odasına adeta uçtu. 4 senedir kanser hastası olan babası yatakta yatıyordu. Gözleri kapalıydı. Belli ki uykudayken ölmüştü. Yüzünde ise insanın içine huzur veren bir tebessüm vardı. Babasının huzuru birden içini kapladı, "Benim için de annemi öp" dedi ve ekledi "Evlilik yıl dönümünüz kutlu olsun"

Ve hikaye biterken bu çalmaya başlar...


21 yorum:

Körebe dedi ki...

Ölümler acayip çok etkiler beni, ölen kişiyi tanımasam bile. Tüylerim diken diken oldu :/

Mr.E dedi ki...

O zaman yazım etkileyebiliyor demek ki ^.^

Mrv. Natural dedi ki...

Çok güzel kısa ve öz yazmışsın..

Mr.E dedi ki...

teşekkür ettim :)

Serapus dedi ki...

Şarkının hikayesi gibi sanki :) Öyle hissettirdi.

Mr.E dedi ki...

Valla amacım bu değildi önce yazıyı yazdım sonra şarkı geldi aklıma sonra başlığı buldum ama dediğin gibi oldu :D

Serapus dedi ki...

O zamaan yazın seni de etkilemiş aslında :D
Şarkı da iyi gitti bu arada ya, sağolasın. Güzeldi ;)

ayl-in dedi ki...

Blogunu okuyan insanları ağlatma :)

Mr.E dedi ki...

"Deneme" yazdım, demek ki oluyormuş demek ki :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Maşallah hikaye işine de giriştin senin blogta iyice çok amaçlı oldu ama güzel oldu iyiki de oldu :D
Beğendim olur olur senden olur :)

ayl-in dedi ki...

Ağlatmayı "deneme" :)

Mr.E dedi ki...

@Funda teşekkür ederim ki ^.^

Mr.E dedi ki...

@Aylin peki "deneme'm" :)

Sadece Umut / Only Hope dedi ki...

Mr.E, gerçekten ruhsuzmuşum. Öleceğini biliyor gibi okudum yazıyı.
ama benim gibi bi ruhsuza bile o gün doğumu anı yaşatman güzeldi.

Mr.E dedi ki...

Sevindim ^.^

bayan mikrop dedi ki...

çok güzelllllllllllllllll

tüylerim belerdi.
fuşur fuşur oldum.

Mr.E dedi ki...

bu iyi bir şey sanırım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Yapmasana böyle şeyler, zaten duygusalım şu günlerde. Allah allah :)

crazywomenrosemary dedi ki...

ay walla kirpi gibi oldum..

iki büyüğümü kaybeden biri olarak

harika bir yazı bence bunlar çokça yazılmalı,başarılısın..:))

Mr.E dedi ki...

@Fran bunu iyi yazmama yoruyorum :)

Mr.E dedi ki...

@CWRM Teşekkür ederim ^.^