26 Mayıs 2011 Perşembe

Batı'ya bakarken Doğu'yu unutmak

Uzun uzun yazmak istiyorum ama ne kadar detaylandırmak istesem git gide daha da düğüm oluyor mesele kafamda. O yüzden olabildiği kadar kısa ama net yazmaya çalışacağım. "Bizi neden Avrupa Birliği'ne almıyorlar yaa?" ya da "Bizi Avrupa Birliği'ne almazlar aga, orası Hristiyan topluluğu" demenin sadece yüzeysel olduğunu farkettim mesela son iki gündür. Kendi doğusunu kabul etmeyen bir batı, neden daha batıdakinin kendisini istemediğini sorguluyor? Eşitlik diye bir kavramımız mevcut değil mesela, bizde sadece denklik var o da lütfedilirse... Denmedi mi "Benim oyumla, dağdaki çobanın oyu nasıl bir sayılır." diye? Neden liseden sonra okumaya devam edildiği zaman insanın üstüne "elitist" bir tavır yerleşiyor ki? Yanlış anlaşılmasın burada bütün üniversite mezunlarını eleştirmiyorum. Ama daha önce de orta okuldan mezun olmuş birinin de "ıyyy bu nasıl benimle bir olur ki" dediğine rastlamadım açıkçası (Sonradan gün görüp, zengin olup ne olduğunu unutanları da burada ayırmam lazım).

O kadar "bilmiyoruz" ki içinde bulunduğumuz coğrafyayı, şartları...sanıyoruz ki her yerde sistem aynı işliyor. O kadar standartlaştırmışız ki öğrendiklerimizi kafamızda, sanıyoruz ki  bu her yerde böyle gerçekleşiyor. Açıkçası ben buraya geldikten sonra kendimden utandım. Keşke daha önce gelseymişim, keşke çevreye de gidebilsem. Zamanında buranın eski valisi çok güzel bir laf etmiş. Ama "kalıp savaşçılarının" okları yağmış üzerine. Halbuki adam çok aklı başında ve stratejik bir şey söylemiş. Çünkü evet gerçekten de buranın "gerçeği" budur ve kimse kusura bakmasın buranın mevcut şartlarını görmezden gelip "Vay efendim yok öyle şey, olmaz olamaz hangi çağda yaşıyoruz" demek yukarıda bahsettiğim elitizm'den öteye götüremeyecektir sizi üzgünüm.

İnsanların hızlı bir şekilde eğitilmesi gerekiyor. Hem de tahmin edilenden çok daha hızlı bir şekilde. Bizim meslekte kullanılan tabirle bu işin dün bitmesi gerekiyor. Dün Niran Ünsal konseri vardı. Alakalı alakasız, buradaki gençler her şeye zafer işareti yaptılar. Yarısından fazlasının neden yaptığı hakkında bir fikri olduğunu dahi düşünmüyorum. Çünkü bir yandan eğlenip halay çekerken diğer yandan eylem yapar gibi davranmanın mantıkla açıklanabilir hiç bir tarafı yok. O kadar şartlanmışlar ki.....

Düşündüğümden fazla yazdım, konuyu toplarlamak gerekirse; ben daha önce de bu toplara hiç girmemeye çalışırdım ama bir iki gündür gördüklerim bana bu yazıyı yazdırdı. Umarım yakın zamanda insanlar dağda bayırda silahlarla çatışmak yerine, çarşıda pazarda kol kola dolaşır hale gelirler. Bunun için de insanların, doğu batı diye ayırmadan birbirlerini kucaklamaları gerekiyor diye düşünmekteyim.

Bu yazının şarkısı da dünkü konserin kapanış şarkısı olsun, herkese güzel yarınlar diliyorum

9 yorum:

Aslısın dedi ki...

Olayımız farklılıkları kabul etmekte. Hak vermek zorunda değiliz ama anlamaya çalışmadıkça hep diğer taraftakilere korkudan kaynaklı eleştirir bakıp, fikirlerimizi sabite bağlamaktan öteye gidemeyeceğiz, bence.

Mr.E dedi ki...

Çok haklısın, tam olarak demek istediğim bu zaten :)

Âwdil dedi ki...

Son derece güzel dillendirmişsiniz.Toplumca muntalist mana da bir tecessüs yapmamız gerekiyor.

imge dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş..uzak kalamıyor insan böyle konulara..azıcık duyarlıysa.sorunu netçe söylemişsin.bir de farklılıkları kabul edip bunu ırka bağlayan zihniyetler var.onların kız çocuklarına bakışlarını,agalık sistemlerini vs eğitimsizliğe değil de'tohumlarında var'diyerek genlerine bağlayanlar var malesef..bu yüzden onlar kadar kendimizi de eğitmeliyiz bnce.farklı bi bakış açısı çıktığında, ya da çözüm önerileri,,bunları yadırgamak yerine bir saniyeline empati yapmak yetecektir.alışkın değiliz biz türkler böyle şeylere.malesef..bu önyargılarla ve korkularla bir yere varılması çok zor..

imge dedi ki...

bir de çok güzel söylemiş türküyü niran ünsal..üstüste 5 kez dinledim:)

Mr.E dedi ki...

@Âwdil umarım bunu toplumsal olarak yapabiliriz

Mr.E dedi ki...

@İmge bakalım zaman ne gösterecek, bu arada evet parça dinletiyor kendini dün ben de defalarca dinledim :)

Lô - Lâ dedi ki...

'İnsanların hızlı bir şekilde eğitilmesi gerekiyor. Hem de tahmin edilenden çok daha hızlı bir şekilde.'

iste ham nokta bu degil mi .. egittikten sonra .... bir de o var degil mi .. (sour subject)

bu arada türkü'ye takildim ..

Mr.E dedi ki...

Eğitimden sonraki kısım o şartlar oluştuğunda düşünülmeli. Varsayımsal olarak öyle olursa nasıl olur diye düşünmek yerine önce o durumu düşünebileceğimiz şartları oluşturmamız lazım bence :)