2 Ocak 2011 Pazar

Mutlu Yıllar x 2

Şimdi sizi çok eskilere......geçen seneye....cuma gününe götüreceğim.. :) (Tamam ne vuruyorsunuz yaaa!! Bu espriyi yapmayanı dövüyorlar, yapanı da dövüyorlar, oh ne güzel :P )

Cuma akşamı için program biraz karışmıştı. Kardeşim daha önce arayıp onlarla yeni yıla girmek isteyip istemediğimi sorduğunda, bir önceki gece sabahlamamı müteakip, uyuyordum. Evet telefonla konuşurken uyumaya devam ediyordum...bu yaşa geldi hala ben yeni uyan(ma)mışken bana söylediklerini daha sonra tekrar söylemesi gerektiğini öğrenemedi :P Her neyse, özetlemek gerekirse yılbaşı akşamı iki ayrı yerde aynı anda olmam gereken bir durumda kalmıştım. En sevidğim!! 

Ben de bir şekilde sıraya sokup, önce arkadaşıma sonra kardeşimin yanına onun arkadaşına geçmeyi planlayıp hazırlıklara başladım. Arkadaşıma beğendi yapacağımı söylediğimde fırını olmadığını söylemesi işlerin hiç de beklendiği gibi kolay geçmeyeceğini göstermişti. Odama kurmaya çalıştığım stüdyoda babamın vesikalık fotoğraflarını çektikten sonra, kardeşime kahvaltıya geçip hediyelerini verdim :) Dönüşte de markete uğrayıp patlıcan kapıp eve döndüm. Fırını yakıp patlıcanları közlemeye başladım....da o koşuşturma içinde patlıcanları delmeyi unuttuğumu patlıcanlardan biri fırında patlayınca hemen hatırladım ^.^ (tamam panik yok durum kontrol altında ;) Daha sonra laptopu, fotoğraf makinesini, önceden közlemiş olduğum patlıcanları bagaja koyup, kuzenimle buluşmak için Karaköy'e gittim. Halama hediye aldık. Oradan Gayrettepe'ye annaneme gidip onun hediyesini bıraktım (evet Noel baba sendromum var benim..) ve ilk parti mekanıma ulaştığımda saat 19.30'du. (ve evet patlıcanlar saat 15.00'ten beri bagajdaydı)

Hemen mutfağa girip başladım döktürmeye (Bkz. Tevazu). Beğendi bittiğinde yemek hazırdı. Bu arada ev sahibi arkadaşımın, liseden bir arkadaşı dışarıdan yeni gelmişti, ısınması için beğendiyi karıştırmayı bir süreliğine ona kitledim bıraktım, üşümüş olmasına yüreğim dayanmadı...(özümde aslında çok iyiyim) Yemekler yendikten sonra bu sefer aşçı Mr.E, Dj Mr.E ye dönüştü. Yaptım güzel bir liste fakat insanı iki dakika rahat bırakmıyorlar arkadaş!! Hemen "oo oturmaya mı geldin"ler, "hadi ama sadece biz mi dansedeceğiz"ler uçuşmaya başladı. En son insanlara "apaçi dansı" öğretiyordum..zaten bu devirde ben bilmem diyenden korkacaksın. Hint cingıl belsi ile yeni yılı karşıladıktan sonra artık yavaştan diğer partiye geçme vakti gelmişti.

İstanbul'da trafiğin ne kadar rezil bir şey olduğunu anlamak açısından gece 01.00'de Beşiktaş'tan Sarıyer'e yarım saatte gidebilmiş olmam çok önemli bir göstergeydi. Bu arada tabi yıl başında kırmızı don giymiyor olmamın başıma bu kadar iş açabileceğini tahmin etmemiştim (satanların varmış bir bildikleri). Zincirlikuyu'dayken telefonumun şarjı bitmek üzereydi. Kapanmadan önce gideceğim siteyi, kat ve daire numaralarını öğrenebildim ancak ve işte gerçek macera ondan sonra başladı :) Sarıyer'e vardıktan sonra sora sora siteyi bulmaya çalışırken ilk önce yılbaşı coşkusunu donmuş yokuştan kayarken kutlayan arabaların olduğu bir yere geldim. Buzda arabanın kayması çok keyifliydi!! ^.^ Daha sonra üç farklı sarhoş grupla karşılaştım. "İyi seneler, bilmemne sitesine nasıl gidebilirim ?" diye sorduktan sonra en erken cevabı veren grup, 30 saniye sonra cevabı veren ikinci gruptu. Bir şekilde zifiri karanlıkta yolumu bulduktan sonra evi bulmam ise sadece beş dakika sürdü. Bu arada dışarıda hava sıcaklığının -1 olması arabadan inip apartmana gidene kadar "ben de buradayım, beni sakın unutmayııın" diyecekti. Sütoğlan yine çıkmıştı karşıma...

Eve vardığımda parti çoktan başlamıştı haliyle. Bir süre ortama alışıp ısınmaya başladıktan sonra oyun oynayalım dediler. Önce Cranium oynadık. Buradan pek sevgili takım arkadaşım DGM'ye teşekkürlerimi tekrar iletirim :) (Tabi ki biz kazandık). Daha sonra kızlara karşı erkekler tabu oynayalım dediler, veeee yine biz kazandık :) Bu arada ev sahibimiz "abi sen çok kafa adammışsın ama rakip olsaydık muhtemelen dalardım sana" diyerek kafamda soru işareti oluştursa da sanırım herkes eğleniyordu :D Herkes ayrı bir köşede bayıldığında saat 06.00'ya geliyordu.

Ertesi sabah kahvaltıyı bitirdikten biraz "rock band" oynadık (2 saat kadar). Aman allahım!! Bir oyun bu kadar mı eğlenceli olabilir..Fırsat bulduğunuzda mutlaka deneyin, pişman olmayacaksınız ;) Daha sonra eve dönüp akşam ailece yemek yiyip bugün pelte gibi olmayayım diye erkenden sızdım. Çünkü bugün benim doğum günüm ^.^ ve sabaha "bok" gibi başlamak istemedim.

Sabah kahvaltıdan sonra da kendime aldığım hediyem olan "inception" izleyerek başlattım doğum günü kutlamalarımı. Sonra da bu yazıyı yazmaya oturdum. Gün hala bitmediği için daha sonra nerelerden toplarlar beni henüz bir fikrim yok ama şimdilik her şey bomba gibi ;)

Yılbaşı ve doğum günü tebriklerimi üst üste aldığım için her ne kadar bir arkadaşım tarafından adım "Torpilli üretim"e çıktıysa da moral yüklemesini başlangıçta yaptırmanın hiç bir zararı olmadığını düşünmekteyim :)

Son olarak, bu haftasonumun şarkısı olması açısından The Beatles - I want to hold your hand aynı zamanda bu yazının da şarkısı olsun.

10 yorum:

Jove dedi ki...

benım 1 yılda yaşıcağım şeyleri sen 1 gune sığdırmışsın,e bravo yani. :)

Mr.E dedi ki...

Bu üstelik hikayenin kimi yerlerden kırpılmış hali :)

Modafobik dedi ki...

Yazılarını bir süredir okuyorum amaa aşçı olduğunu yeni öğrendim!! İstiyoruuuum, keyifli bir tarif istiyorum, bol foto istiyoruuum! :)

Mr.E dedi ki...

Hmmm böyle bir talep ilk defa geldi, bir yazıyı buna ayırayım o zaman :)

Mia Wallace dedi ki...

vay vayy.. Noel Baba Mr.E, Aşçı Mr.E, Dj Mr.E.. bir de oyunlarda hep senin takımın kazanıyor.. E çok da güzel yazıyor, daha ne diyelim bu ne yetenekli bir Mr.E!

Ayrıca takım arkadaşının "abi sen çok kafa adammışsın ama rakip olsaydık muhtemelen dalardım sana" cümlesinden anladığım kadarıyla, benim oyunlarda mızıkçı ya da çakal diye tabir ettiğim uyuz başarılı oyuncusun!

Mutlu yıllar tekrar.

francesca mckennitt dedi ki...

2 güne neler sığdırmışsın Mr.E :)) Hem yılbaşı hem doğumgünü, her sene her sene kolay değil yahu.. İyi ki doğdun rarara :)) Bugün bir sürü dilek dilemiştim sana, bir daha tekrarlayayım mı:p

Mr.E dedi ki...

@ Mia teveccühünüz efendim, kendi çapmımızda işte, sizin kadar iyi yazabilsem keşke :)

Başarılı kısmı güzel de "uyuz" sıfatını sevmedim :p "Kurallar dahilinde uğraşmaya meyilli" daha doğru olacak sanırım ama "çakal" kısmına katılıyorum :p

Mr.E dedi ki...

@Fran Ya işte sunum hazırlamadığım zaman enerjim coşuyor böyle neler yapıyorum neler :D
Dilekler için burada bir kez daha teşekkür edeyim :)

deepblueeagle dedi ki...

dolu dolu girmişsin yeni yıla. ne güzel bişi hem yeni yıl hem yeni yaş. girdiğin gibi dolu geçsin yılın da yaşın da. :)

Mr.E dedi ki...

Çok teşekkür ederim Monsieur Deep :)
Umarım dediğin gibi güzel olur herşey