28 Ocak 2011 Cuma

Mr.E Mardin'den bildiriyor #4

Konu içeriği ayrı olduğu için ikiye böldüm yazıyı. Buradaki ustalarla ilgili kaç gündür yazacağım yazacağım bir türlü yazamadım. Bu adamlar inanılmaz komik..ama öyle böyle değil. Böyle çalışıyorken arada bir şey söylüyorlar ciddi ciddi yanlarında kopmamak için bir şey yapamıyorum ama bazen dayanılabilir limitlerin ötesine geçiyorlar.

Burada Ortaköy diye bir köy var. İşçiler Ortaköy'lü, Ustalar ise Urfa'lı. Geçen gün çatıyı branda ile örtüyorlardı mesela, dedim ki kenarda dikkat edin düşmeyin aşağıya. Usta dedi ki "yau hoca boşver endişelenme, Ortaköy'de adam mı yok!" Önce kanım dondu..N'oluyo lan dedim kendi kendime..sonra farkettim ki bunlar kendi aralarında böyle uğraşıyorlar birbirleriyle :)

Dün mesela yine bir iş vardı elektrikle ilgili, dedim dikkat edin, aynı usta sordu bu sefer işçiye "Mahmut, sizin köyde başka Mahmut var mı?", işçi dedi ki "hee üç-dört tane vardır". Usta döndü bana, "Hocam tamamdır, endişelenmene gerek yok üç-dört tane yedekte adamımız vardır" :D

Öğle yemeğinde bu sefer Ustabaşı işçiye sordu "Sen hiç uçandaire gördün?". İşçi dedi yoo. Usta başı devam etti, "Sana daireyi satıyorlar, ertesi gün gidip bakıyorsun daire yok, uçmuş. Bazen de gidiyorsun bir bakıyorsun dört kişi daha var elinde senetle, dört kişiye daha satmış herif aynı daireyi"

Yukarıda adı geçen usta bekar, meydanda simitçi çocuktan simit alırken sormuş, "bak hele" demiş "ablan vardır?" Çocuk demiş "heee vardır". Yüzü gülmüş ustanın, sormuş "abin vardır?", çocuk demiş "yoktur", usta "hay babanın canına rahmet!!"...demiş, sormuş tekrar "ablan kaç yaşında?" çocuk demiş "oniki!", ustanın yüzü düşmüş, s.ktiri çekmiş çocuğa, çocuk ağlaya ağlaya gitmiş. "Baktım" diyor usta "çocuk yanında izbandut gibi bir herifle geliyor parmağıyla da beni işaret ediyor ağlıyorken. Dedim s.çtık, babasını almış gelmiş. Mümkün değil kaçamam herif kırar ağzımı burnumu. Hemen gittim yanlarına bir de çamura yattım öyleydi böyleydi, ortalığı bulandırdım, adam kusura bakmayın çocuktur diye özür diledi, gittiler sonra, valla ucuz kurtulduk haa" diye anlatıp gülüyordu.

Son iki anı da patrondan, adamın birine gelmişler valilikten bir iş için en başında tavrını koymuş dayı "Ağır taşıt ehliyetim vardır, saat tamirciliği de yaparım...ben ne yapayım vali yardımcılığını..."

sonuncuda ise adamın biri binmiş eşeğine, sarmış sigarayı, elinde muhtar çakmağı, çaka çaka 40 kilometre gelmiş eşek sırtında, en sonunda alev alınca sevinmiş demiş "benzin misin, kükürt müsün be mübarek..."

8 yorum:

funda dedi ki...

Çok iyi yaa :D
Ben sana malzeme çıkar demiştim :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hihih, pek de mütevazı yalnız. Ne yapsın vali yardımcılığını, doğru ya!

Mr.E dedi ki...

@Funda ya malzeme çok aslında bir de ben burada yazınca o kadar komik olmuyor, ustaları dinleyince yarılıyorsun ama :D

Mr.E dedi ki...

@Fran Mütevazı tabi :D evini geçindirecek işçiliği de var ehliyeti de ne yapsın vali yardımcılığını :D

crazywomenrosemary dedi ki...

Bak işte bundandır bizim fıkra dağarcığımızın zengin olması.. komik milletiz vesselam..;))

Mavi adam dedi ki...

Köyde başka mahmut var mı? 3-4 tane var.

Mr.E dedi ki...

@CWRM bunları canlı dinlemek lazım :)

Mr.E dedi ki...

@Mavi adam

Sen listeyi bırak ben bulayım sana kaç tane lazımsa :)