25 Aralık 2010 Cumartesi

"Pamuk" Pıtırsu ve yedi çömezler (2/3)

Paparazzi, elinde makinası, Pıtırsu'nun gelişini beklemekteydi. Derken Taksiden arkadaşlarıyla beraber Pıtırsu indi. O kadar güzel, o kadar sempatik ve o kadar candan görünüyordu ki, fotoğrafçı Lamia hanımın istediklerini yapamayacağını düşündü. İçeri girmeden önce Pıtırsu'yu yakalayıp durumu anlattı. Lamia hanımın neler yapabileceğini, bu işi yapmak zorunda olduğunu ama Pıtırsu'ya  bunu yapamayacağını, bunun yerine içeride çok işmiş ve dağıtan başka birini fotoğraflayıp Lamia hanıma götüreceğini söyledi. Fakat bunu yaptıktan sonra artık yalıya dönemeyeceğini, bir arkadaşında kalması gerektiğini yoksa Lamia hanımın onu rahat bırakmayacağını da anlattı.

Pıtırsu için her şey altüst olmuştu. Önce babasının kaybı, daha sonra üvey annesinin kıskançlığı, onu hiç de alışık olmadığı entrikaların ortasında bırakmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu, nereye gideceğini bilmiyordu. Kendi doğum gününde yemişti en büyük darbeyi. O akşam Pıtırsu hiç alışık olmadığı halde çok içti. Ayakta bile zor duruyordu. Gecenin sonunda arkadaşları onu evine bırakmayı teklif ettilerse de Pıtırsu kendi gideceini söyleyip bütün teklifleri reddetti ve kafasında düşüncelerle yürümeye başladı. Beşiktaş'a geldiğinde artık ne yürüyebilecek ne de ayakta durabilecek hali kalmıştı. Düşmek üzereyken çabuk bir hamleyle Neşeli yakaladı Pıtırsu'yu. Neşeli aslında arkadaşlarının ona taktığı bir isimdi. Durumları çok iyi olmadığı için yedi arkadaşıyla beraber bir öğrenci evinde kalıyorlardı. Neşeli ismini almasının sebebi ara sıra dışarı çıkabilecek kadar para biriktirip bir yerlere gidebilmesiydi. Pıtırsu'yu bu halde tek başına bırakmanın iyi bir fikir olmadığını düşünüp onu  eve götürdü.

Neşeli'nin ev arkadaşları;  evin aynı zamanda abisi de olan Felsefe 3. sınıf öğrencisi olan Bilgin, gündüz torrentten film indirip, gece onları izleyen ve haliyle gündüzleri uyuyan Uykucu, Hukuk fakültesi 1. sınıf öğrencisi Öfkeli, üç sene uğraşıp sonunda makine mühendisliğini kazanan ama bu süreç içinde sinir ve stresten saçları kaybeden Keloğlan, ota boka alerjisi olan Hapşırık ve daha önce kızlarla hiç bir platformda bir arada bulunmamış olan Utangaç'tı. Pıtırsu'yu görünce Öfkeli "Ufff kıza bak! Pamuk pamuk!!" diye olaya atladıysa da Bilgin; Pıtırsu'nun misafir olduğunu ve kimsenin bir şey yapmaması gerektiğini hatırlattı. Yatağını Pıtırsu'ya bırakıp salona diğer çömezlerin yanına döndü.

Lamia hanım gecenin sonunda heyecanla beklediği fotoğraflara kavuşmuştu. Hemen e-mail ile bütün nüfuslu arkadaşlarına yollayıp, Pıtırsu'nun ne kadar rezil, ne kadar çapsız, ne kadar bulunduğu zümreye ait olmadığı ile ilgili bir haber yaydı. Görev tamamlanmıştı, sonunda Pıtırsu'dan sonsuza kadar kurtulmuştu..

Ertesi sabah uyandığında nerede olduğunu anlamadı Pıtırsu. Salona geçince yere serilmiş gazete kağıdı üzerinde kahvaltı yapan çömezleri gördü. "Günaydın" dedi Bilgin, "Dün gece çok kötü haldeydin, seni misafir ettik" diye ekledi. Pıtırsu da "çok teşekkür ederim ama benim artık bir evim yok" diye cevap verdi. Bunun üzerine Bilgin "Ev işlerimizi yaparsan burada kalabilirsin" diye bir teklifte bulundu. Gidecek bir yeri olmayan Pıtırsu da başka seçeneği olmadığı için kabul etti bu teklifi. "Oh pamuk gibi manita gelmiş, hem yatağında yatır, hem ev işlerini kitle...biz de dokunmayalım kıza, vay arkadaş!" diye homurdanan Öfkeli ise, Bilgin'den yediği direkle susup kahvaltısına devam etti...



6 yorum:

Medanşeri dedi ki...

ahaha çömezler de süper olmuş :p
sonu sabırsızlıkla beklerken bu güzel güncel masal için tebrik ediyorum, çok eğlendim, harika olmuş (((:

Mr.E dedi ki...

Teşekkür ederim görürsün! :)

LieLLa dedi ki...

Bencede süper olmuş... Masalsız uyuyamazdım ben ilkokul 3. sınıfa kadar... =| O yüzden ayrı bir zevkle okuyorum...

Mr.E dedi ki...

aaa ne güzel böyle yorumlar gelince mutlu oluyorum ki ben ^.^

Mia Wallace dedi ki...

öfkeli favorim çünkü çok gerçekçi! :)

Mr.E dedi ki...

Gerçekçi olduğu için öfkeli zaten :D
Herkese şapır şupur ona yarabbi şükür :)))