4 Aralık 2010 Cumartesi

5N1K

Bunu ilk defa deniyorum, daha önce de bir yerde ben görmedim o yüzden "yuh ayıya bak direkt kopyalamış!!" demeyin, görmemiş olabilirim. Şiddetle yaklaşmayın ^.^ 

Yapacağım şey; her sorunun yazdığım anda bana ne çağrıştırdığını yazmak olacak. İsteyen mim olarak sahip çıksın, isteyen daha önce uygulandıysa öğretmene şikayet etsin. Umarım kafamdaki gibi bişeye benzer, hadi bakalım y'allah alors!

Ne?

Bozcaada şarabı, kırmızı üzüm ve peynir tabağı üçlemesi. Hele bir de peynirin kendine has güzel bir aroması varsa, ufff bunları tüketme sürecinde sanırım zaman duruyor benim için. Ya da o kadar odaklanıyorum ki o an için aldığım keyif nedeniyle dış dünya ile ilişkim sadece bu üçlüden ibaret kalabiliyor. Ha aynı derecede Yaş üzüm rakısı, kavun ve beyaz peyniri de severim ama onun için ortam lazım, muhabbet lazım ohooo bildiğin organizasyon gerektiriyor ikincisi.

Nerede?

Tam şu an, kordon'da çimlerin üzerinde! Acaba çimler yaş mı endişesi yaşamadan, üstüne ceket almanı gerektirmeyecek kadar güzel bir havada oturup (Bugün istanbulun havası nasılsa işte) sadece orada olmaktan dolayı mutlu olabilmeyi bilmek için. Sanırım İzmir'i özledim ben..

Nasıl?

Herhangi birini kırma niyetinde olmadan, ama aynı anda da herkesin sevmeyebileceğini bilerek yazmaya çalışıyorum buraya. Tamam; çok yakışıklı, zeki, esprili, yetenekli ve alçak gönüllü olmam gerçek hayatta tanıyorsanız burayı okumak için bir bahane olabilir ama bunu suistimal edemem ^.^

Ne zaman?

Hiç şüphesiz ben hazır olduğumda ve doğru an geldiğinde. Bunun için yaymamak gelişmeye devam etmek, okumak, araştırmak, konuşmak, görmek, duymak lazım. Düşünmek lazım. Değerlendirmek lazım. Yeri geldiğinde kendini de eleştirebilmek lazım. Daima bir adım öteyi hedeflemek ama bunu yaparken de rasyonel olmayı bilmek lazım. Bunların hepsi yavaş yavaş olduktan sonra sorunun cevabı gelecek zaten.

Neden?

Çünkü dünya bizim etrafımızda dönmüyor. Üstelik bazen inanmak istemesek de hayat devam ediyor. Özellikle üzgünken bunu çok soruyoruz. İlla bir cevap bulmamız gerekiyormuş gibi davranıyoruz. Dünyanın merkezine koyuyoruz kendimizi ve merak ediyoruz sonra. Halbuki hayat devam ediyor. Bunun için mücadele etmeye devam etmek gerekiyor. Pes etmemek gerekiyor. Hannibal Barca'nın dediği gibi " ya bir yol bulurum ya yolumu kendim yaparım" demek gerekiyor. Hatat sırf bu yüzden bazen kendimizi de eleştirebilmek gerekiyor.

Kim?

Leonardo Da Vinci. Bu soruların aynılarını ona sorup cevap alabilecek kadar beraber vakit geçirsem bana yeterdi. Kafasının nasıl çalıştığını ilk elden gözlemleyebilmek isterdim. Rahatsız biri olduğu belli, belki bir şarap açıp sokaktan gelene geçene söverdik yeterince içtikten sonra :)

5 yorum:

Jove. dedi ki...

hahaha güzelmiş bu nerden geldi ki aklına? :)

leonardo da vinci kısmına bayıldım :)

Mr.E dedi ki...

Beğendiğine sevindim,
Oturup düşününce aklıma daha neler geliyor, sırayla hepsini açıklayacağım Wikileaks gibi :D

Jove. dedi ki...

hahaha bekliyoruz :D

athırsızı dedi ki...

değişik bi fikirmiş mudur bunun +18 versıyonu denenbılır:D

Mr.E dedi ki...

Şüphesiz. Benim aklıma gelen buydu bu çıktı, diğer versiyonu da beklerim yapan olursa :)