18 Kasım 2010 Perşembe

Türklerin Anguslarla imtihanı ve Angusların onurlu direnişi

Sebebini başka kaynaklardan okuyup öğrenebileceğiniz iç pazardaki büyükbaş hayvancılığın kurban bayramındaki talebi karşılayamayacağı (!) belli olduktan sonra hayatımıza girdi Anguslar. Angus diye kullandığımız isim aslında Angus sığırının yerine kullanılmakta, Angus ise İskoçya'da bulunan 32 bölgeden biri aslında. Yani yerelleştirecek olursak bu kavramı, yaptığımız tam olarak Bozcaada şarabı yerine Bozcaada ya da İznik çinisi yerine İznik demek oluyor. Neyse çok dağıtmayalım konuyu, uzun lafın kısası bir kutlama, şölen, düğün dernek için eldeki sandalye yetmeyince komşulardan sandalye tabure toplar gibi bu kurban bayramı için eldeki sığırlar yeterli gelmeyince dışarıdan sığır getirttik. Buraya kadar her şey normal olarak algılanabilecekken, afacan sığırlar rahat durmadı. Zaten problem de ondan sonra başladı. Bizim munis, ensesine vur lokmasını al tipi sığırlarımıza alışmış olan insanımız, William Wallace'ın hemşerilerinden de aynı efendiliği bekledi ama...
İlk belirtiler huysuzlanan misafir sığırları sakinleştirmeye çalışınca ortaya çıktı. Normalde bir sek sakinleştirici iğne ile vurulan yerli sığırlar leyla olurken, ilk shot'ı fondipleyen "komşunun sığırı" bana mısın demedi. Hatta "hayırdır iyiydik bu ne şimdi, çirkinleşmenin ne lüzumu var" diyip huzursuzlanmaya başladı, haliyle panik olan insanımız ikinci shot'ı ikram edince de "ben sarhoj değilim!!" diyip galeyana geldi. Elinde bıcak, kement, sakinleştirici iğne atan tabanca ve bilimum başka "barışçıl" alet edevat ile dini vecibelerini yerine getirmek için bekleyen halkım ise "ne pis geyiğin varmış arkadaş piiiiiii" diyip komşunun sığırını bayıltmak için son kozlarını oynadılar. "Dibini görmeyen sevdiğini görmesin" taktiği ile üçüncü shot'ı ikram eden kalabalık, ısrarları karşılıksız bırakamayan sığırın kendinden geçmesi ile rahat bir nefes aldı.
Tabi bu kadar iradesi sağlam bir büyükbaş ile karşılaşınca ne yapacağını şaşıran insanımız işi bazı noktalarda gurur meselesi haline getirince, "kurbanlık hayvana eziyet etmeme" şartı rafa kaldırıldı. Bir grup insanımızın "Bu bayram angus'a girdik hepberaber. Ağzını burnunu kırdık" tarzı girişimleri de bayram haberleri kategorisinde kendilerine yer buldu.
Sonuç olarak Angusların onurlu direnişi gönülleri fethetse de, pek çoğu sofralardaki yerlerini aldı. Ama keşke getirmeden önce araştırsaydık biraz, sorup soruştursaydık "Bu Angus nasıldır, içkisi kumarı var mı?" diye. Kaçan angusu kovalamaktan bitap düşmüş bir vatandaşımızın "hayvan değil canavar" demesine neden olan sığırların adaşları Angus Young kadar manyak çıkacağını kim bilebilirdi ki :)

3 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

Mr. E, yazının ilk cümlesinde "ne oluyorr, allahh" diye okumaya başladıktan sonra, misafir sığırların sakinleştirilmeye başlandıkları bölümden itibaren muhteşem eğlenceli cümleler ard arda geliyor.

shot'la ilgili cümleler yazını çok eğlenceli yaparken, son cümle "adam Angus Young" yazını mükemmel kılıyor.

Allahtan şımarmaya meyilli değilsinn :P

Mr.E dedi ki...

Sayın hocam :p
Bunları başarabiliyorsam ne mutlu bana :D

SaÇaKLı dedi ki...

burda komikli yazılar varmış... ben bulasıya fotoğrafları kaybolmuş ama olsun... :)